Vakıf Hakkında
Faruk Erem
Hümanist Dergi
Modern Mimari

Ön Kapak İçi

Sanatta Diyalektik

Sosyal Konular Eski Ölçülerle Tartışılamaz

Faaliyetlerimiz

Baharatlar

Baş'lar (Şiir)

Modern Yapılar

Çikolatalı Sigara Böreği

Pencereler

Bahçe Sanatı

Mahpusun Psikolojisi

Etnoğrafya

Arka Kapak İçi

Arka Kapak

Haberler
Gezelim Tanıyalım
Bize Yazın
Mithatpaşa Cad. No:66/6      Tel: 0312-419 38 65      Fax: 0312-222 78 43
Tarihin çok eski dönemlerinden kalma yapılar, bugünkü mühendislik bilgisinin imkanlarıyla kıyaslanamasa bile hala hayranlık uyandıracak niteliktedir. Eski yapı ustaları zamanın etkisine dayanabilen eserleriyle günümüz mimarisini büyük ölçüde etkileyebilmektedir. Örneğin Mısır piramitlerinin yapımında kullanılan blok taşların arasında harç kullanılmaması bugünkü liman ve rıhtımların yapımında örnek teşkil etmiştir.
Ayrıca bu taşların oraya nasıl taşındığı hala açık değildir. Eski dönem yapı malzemelerinden kil, saman ve talaş karışımı ya da toprak çamur karması bir çok ülkenin ilkel kesiminde hala kullanılmaktadır. Bu şekilde bir kullanıma örnek olarak Yemen' deki yapıları gösterebiliriz. Toprak saman ve canlı atıklarından yapılmış çok katlı (asgari beş kat) evler uzun zamandır dayanıklılığını korumaktadır. Taşın harçlarla birlikte kullanımı Eskiçağ'da başlamıştır. En dayanıklı harcın İran'ın kuzey bölgesindeki Horasan'da yapılan "Horasan harcı" olduğu söylenmektedir. Bu harçla bütünleştirilen yapıların çok sağlam olduğu ve uzun yıllar varlığını koruduğu görülmektedir. Yapı malzemesi olarak demirin kullanımı 19. Yüzyılda başlamış ve bundan sonra büyük yapılar ve kentler hızla gelişmiştir. Taşıma işlevi gören demirin yanında çimentonun da kullanılmaya başlamasıyla yapı ustaları taş yontma dönemini kapatmışlardır.

Çağdaş yapılarda çatı ya düz bir beton ya da kubbe şeklini almış, duvarlar ise eski kalınlıklarını yitirmiştir.
Modern mimari yerel özelliklerle sınırlı kalmamaktaydı. Eski evleri anımsatan bir dizi küçük ayrıntıyı eserlerinde uygulayan mimarlar, daha soyut ve kavramsal mimari anlayışı savunanlar tarafından eleştirilmiştir. Bunlara göre mimari geçmişten tamamen soyutlanmalı, şimdiye kadar hiç gerçekleştirilmemiş tasarılar üzerinde çalışmalıdır. Bu düşünce modern mimarinin sınırlarını zorlamış çok değişik yapı tarzları ortaya çıkmıştır.

Sanayi çeliğinin üretilmesi gibi teknik alandaki yeni keşiflerin uygulanması, yeni yapı türü olan çok katlı gökdelenlerin ortaya çıkmasına imkan vermiştir. Yapının taşıyıcı konstrüksiyonu bütünüyle içten sağlandığı için yan duvarların işlevi yapıyı sarmaktan ibaret kalmıştır. Bu nedenle bazı binalarda taşıyıcı olmayan cam bir panodan perde duvarlar görebiliriz. Gökdelen çizgileri çoğu kez uzayıp giden dinamik, birbirine benzeyen, uluslararası kent görüntüsünü gövdesinde yansıtan bir mimari uygulamadır. Gökdelenlerden şehirlerde dikine bir manzara oluşur.