Vakıf Hakkında
Faruk Erem
Hümanist Dergi
Yaşam Tarzları

Ceza Hukukunda Türk Bayrağı

Şiir- HİÇ

Bilim ve Sanat Yapıtları Bizde de Müstehcen Sayılmamalı

Müzik

Tutku

Faaliyetlerimiz

Küba

Paylaşmak

Sanığın Psikolojisi

Noodle (Erişte) Çorbası

Çadırdaki Davetsiz Misafir

Bir Yorum

Venezüela'da Kahramanlar Anıtı

Kızılcahamam Jeopark Alanı

Arka Kapak


Haberler
Gezelim Tanıyalım
Bize Yazın
Mithatpaşa Cad. No:66/6      Tel: 0312-419 38 65      Fax: 0312-222 78 43
Orta Asya' daki bozkırın ortasında kurulu çadırlar belli aralıklar ve belli sırayla dizilmişlerdir. Keçe ve kumaşla kaplı olan çadırların kapı üstlerinde numaraları vardır. Akşam saatlerinde vardığımız kamp yerinde numaralarına bakarak bulduğum çadıra yerleşmek için valizi tekrar aramak zahmetine katlanmayayım diye kapıyı açıp önüne bıraktım ve ellerimi yıkamak için lavabonun bulunduğu yere gittim. Döndüğümde valizi içeri aldım, kapıyı kapattım, ışığı yaktım ve birden hafif korku ve şaşkınlık geçirdim. Karşımda sevimli bir sincap ya da ona benzer bir şey bana bakıyordu. Hemen kalktım kapıyı açtım ve "hadi çık" diye elimle yol gösterdim. Korkulu gözlerle bana baktı ve karyolanın arkasına kaçtı. Bekledim, hızla yanımdan geçti tam çıkıyor derken kapıyı pas geçti tekrar saklandı. Ellerini önünde birleştirip iri gözlerle korku içinde bakıyor nereye gideceğini bilemiyordu. Yarım saat böyle kovalamaca oynadıktan sonra artık yatmaya karar verdim çünkü sincabı bir türlü çıkaramıyordum.  Yatarken "bavulumu ve bumumu kemirmezsen burada kalabilirsin" dedim ve uyumaya çalıştım, bir süre dinledim ses gelmedi sonra uyumuşum. Sabah kalktığımda şöyle bir etrafa baktım herhangi bir vukuat var mı diye bir anormallik yoktu, başladım sincabı aramaya hiçbir yerde yok, bavulun içine falan saklanmıştır düşüncesiyle valizi boşalttım orada da yok, iyice merak ettim her tarafı aradım tam kapıyı açıp dışarı bakmak isterken kapı yanındaki keçenin altının oyulduğunu ve yanında da kocaman bir toprak yığınını görünce benim sincabın bütün gece kendine tünel kazıp cezaevi mahkumu gibi kaçtığını anladım. Ne de olsa bozkır hayvanı özgürlüğüne düşkün kendini içeri hapsettim zannetti herhalde. Ama en çok akşam o kargaşada sevimli sincabın fotoğrafını çekmeyi akıl edemediğime üzüldüm.