Vakıf Hakkında
Faruk Erem
Hümanist Dergi
Biyolojik Çeşitlilik

Sanık Düşünürler

Ümanist Doktrin

Sri Lanka

Faaliyetlerimiz

Sanatın Silahla Buluşması

Sosyal Faaliyetler

Bitki Bilim Bahçesi

Sessizlik

Psikolojik Kalıtım (İrsiyet)

Barbunya Pilaki

Maden Sanatı

Kaya Tapınağı

Sri Lanka'lı Kızlar

Arka Kapak


Haberler
Gezelim Tanıyalım
Bize Yazın
Mithatpaşa Cad. No:66/6      Tel: 0312-419 38 65      Fax: 0312-222 78 43
Genel olarak kalıtım:

    Kalıtım konusunu incelemeye başlama.dan evvel şu noktayı işaret etmekte fayda vardır, kalıtım konusu birçok kimseler tarafından ve çoğunlukla pek de ilmi olmayan şekillerde incelenmiş ve bunun neticesine göre kalıtım unsuruna kendisine ait olmayan bir takım özellikler verilmiştir. Sebebi meçhul görünen ruh veya beden bozukluklarının birçoğuna sebep olarak kalıtım ileri sürülmüştür. Bu sebeple kalıtım (irsiyet) konusu üzerinde yazılan kitapları okurken çok dikkatli olmak lazım gelir.

    "Psikolojik Kalıtım" bugün artık inkar edilemeyen bir gerçektir. Irsiyet tesirini, yalnız bir ailenin fertleri üzerinde değil ırklarda ve hatta bütün insan türlerinde gösterir. Bugünkü insanın vücudunda bazı izler vardır ki eski devirlerde yaşamış insandan çok farklı olduğunu isbat eder. Fakat yine bu izler, bugünkü insanın geçmişteki insandan indiğini de göstermek bakımından faydalıdır.

    "Kromozomlarla onların içindeki genler gelişerek bedenin tüm hücrelerine geçer yaşam boyu saklanırlar. Başka bir deyişle insanoğlu genler yoluyla değişmez bir "kalıtımsal yazgı" ya sahip olur. Bu "kalıtımsal yazgı" bireyin gelecekteki davranış ve uyumunu olumlu yada olumsuz biçimde etkileyebilecek önemli bir etkendir."(1)

    a) Kalıtım kavramı: Bu suretle insan türü, ırklar ve nesilden nesile devam eden aile ırsiyetinin varlığından şüphe edilemez. Fakat bu konuyu incelerken uğranılan güçlükler irsi olan hadiselerin daima saf bir şekilde değil diğer unsurlarla karışık bir halde ortaya çıkmasıdır. Nasıl bir maddenin gerçek özelliklerini tesbit için onu yabancı unsurlardan ayırmak zorunluğu varsa irsiyetin esas özelliklerini tesbit için de böyle bir işe girişmek zorunluğu vardır. Diğer taraftan irsiyet hakkında tam bir fikir, tekrarlayan hadiseleri tesbit etmek ile mümkün, olacaktır ki, bu genellikle çok geç, bazen de imkansızdır. Çünkü irsi hadiseler daima büyük baba - baba - oğul- torun şeklinde ve muntazam bir zincir halinde değil, aralıklı olarak da meydana gelebilmektedir. Örneğin büyük babadan dört beş nesil sonra gelen bir furuğda irsi izler kendini gösterebilir. Bu sebeple işi inceleyen kimsenin ömrü bu iki şahsı incelemeye yetmez, insanlarda nesillerin belirli secerelerden kopup geldiğini, araya yabancı bir unsurun girmediğini ispat etmek çok güçtür. Bazı aile suçları araştırmayı yapan şahsa itiraf edilmedikleri için hataya sebebiyet verirler. Şunu da unutmamak lazımdır: İnsan ırkları çok karışmış bir vaziyettedir. Çünkü birleşmeleri (örneğin evcil hayvanlarda olduğu gibi) kontrol etmek imkanı mevcut değildir. Bu sebeple yukarıda saydığımız sakıncalar mevcut olmadığı için irsiyet meseleleri hayvanlar ve bitkiler üzerinde tetkik ve tecrübe edilmiş ve alınan neticeler insanları da kapsama alacak şekilde genişletilmiştir ki buna da tam bir bilimsel metod demek güçtür.

    b) Kalıtım kuralları: Bu tecrübeler neticesinde bulunan kanunlardan en meşhuru "Mendel Kanunu"dur. Mendel tecrübelerinden birini "Mirabilis Jalapa" denilen bitki üzerinde yaptı. Bunun çiçekleri beyaz, kırmızı olmak üzere iki kısımdır. Beyaz ile kırmızı çiftleştirilirse 1/4 nispetinde beyaz, 1/4 nispetinde kırmızı, 1/2 nispetinde pembe elde edilmektedir. Bu suretle elde edilmiş olan kırmızılar kendi aralarında çiftleştirilirse elde edilen çiçeklerin hepsi kırmızıdır. Eğer yine bu suretle elde edilmiş beyazlar kendi aralarında birleştirilirse hepsi beyaz çiçek verir. Fakat pembeler kendi aralarında birleştirilirse elde edilecek çiçekler 1/4 nispetirıde kırmızı, 1/4 nispetinde beyaz ve bir 1/2 nispetinde pembedir. Tecrübeye ne kadar devam edilirse edilsin elde edilecek renkler ve bu oranlar değişmez. Görülüyor ki bu çiçeğin özellikleri geçmekte ve geçiş hadiseleri belirli nispetli bir kanuna dayanmaktadır. Beyaz, kırmızı, esas renklerdir, pembe karma özellikler arzeder. Fakat bu karma özellik ancak bazı tür veya hayvanlar hakkında söz konusu olmaktadır. Çünkü her türde özellikler aynı şiddetle olmadığından ikisinin karışmasından doğan bir karma tür hasıl olmaz. İki özellikten birisi irsiyete hakim olabilir. Buna "baskın özellik" (Caractere dominant) denir.(2,3)
    c) İnsanlarda kalıtım: İnsanlarda irsiyet meselesinde ispat edilmiş hususlar şunlardır:
1-Ana babanın özellikleri aynı ise bu özellikler çocuklara geçer.
2- Eğer ana babanın özellikleri arasında ayrılık varsa o zaman Mendel Kanunlarını uygulamak gerekir. Çocukların bazıları karma özellikte olabilir.
3- Kalıtım yolu ile geçen bazı özelliklerin çocukta patlak vermesi için uygun çevre ve şartlara ihtiyaç vardır.(4) bu son nokta adli psikoloji bakımdan çok önemlidir. Genellikle bizi tereddüde düşürür. Suç amili olan ruh bozukluğu irsi midir? Yoksa toplumdan gelen bir özellik midir? Bunu kesin surette çözmek çok zordur. Bu tereddüdün önemi büyüktür. Çünkü bu ihtimallerden biri veya diğerinin kabulüne göre alınacak tedbirler değişecektir.

    İnsanlar üzerindeki irsiyet incelemelerinden şu neticeler elde edilmiştir:
    aa. Yapılış kalıtımı: Boy, kafatasındaki hususiyetler (kafatasının en geniş ve en uzun noktaları arasındaki mesafeler gibi) çene, burun, kulak şekilleri, gözlerin, cildin rengi v.s. anatomik özelliklerin geçtiği göz ile görülmekte ve herkesçe teslim edilmekte olan bir gerçektir.
    bb. Biyolojik kalıtım: Özellikle son araştırmalar neticesinde kan guruplarının İrsiyeti meydana çıkmıştır. Ana babanın gurubu aynı ise, çocuğun gurubu da aynıdır. Eğer ana veya babanın kan gurubunda ayrılık varsa Mendel Kanunu hükmünü yürütür. Biyolojik irsiyetin bir belirtisi de madeni veya nebati zehirlere karşı bazı kimselerde görülen bağışıklık (muafiyet) halidir. Diğer taraftan hastalıkların bazılarına direnç veya dirençsizlik bazı hastalıklardan fazla müteessir olma gibi hallerin de irsiyeti tespit edilmiştir.

    Hastalıkların bazılarının irsi olduğu muhakkaktır.(5) Frenginin irsi olduğu zannedilmektedir. Fakat buna rağmen ana  rahminde teşekkül ederken bazı fizyolojik sebepler neticesinde çocuğun bu hastalığa karşı bağışıklık elde etmesi ve hastalıksız doğması mümkündür. Koku alamamazlık, erken bunama, titreklik, irsi hastalıklardandır. Verem için veraset şekli kat'i olarak ispat edilmemiştir. Fakat veremlilerin çocuklarında vererne istidat daima görülür.
   
Görülüyor ki irsi olduğu tereddütsüz kabul edilebilen hususlar mevcuttur. Fakat psikolojik irsiyet mümkün müdür? Boy, çene, kafatası ölçüsü gibi maddi diyebileceğimiz özellikler nasıl geçiyorsa baba ve ananın psikolojisi de evlada geçer mi? Eğer bu kabul edilirse irsiyetin suçlu psikolojisini kapsaması mümkün müdür?

1. Yavuzer (H.) s. 79.

2. Neville, s. 203

3. Gökalp, s. 54: "Avusturyanın Bruno şehrinde nebatat ve hayvanat ile meşgul olan Gregot Mendel 19 uncu asrın son yarısında bu kanunları koymuştur. Bir süre bu kanunlar ihmal edilmiştir. Daha sonra diğer bilim adamları tarafından canlandırıldı. Bu kanun gereğince tasallüp suretiyle herhangi bir mahsulde baba ve ananın ayırıcı izleri ayrı ayrı değil, birininkine üstün gelerek meydana çıkar. Siyah kıvırcık saçlı bir insanla, kumral ve düz saçlı bir insanın birleşmesinden meydana gelen çocuklarda siyah ve kıvırcık saç üstündür. Fakat hücrede düz saçta gizli istidat haline geçmiştir. İnsanlarda kıvırcık saçın düz saça, siyah saçın san saça koyu gözün açık renkli göze, şeker hastalığı tabii hale üstün olduğu görülmüştür. Dominant ve ressesivite hiçbir vakit mutlak ve tespit edilmiş değildirler. Daha ziyade nispidir. Sonra aynı istidat diğer bir istidat karşısında üstün olduğu halde diğerlerinde pasif olabilir. Örneğin mavi gözlülük, renksizlik. karşısında üstün iken esmer gözlülük karşısında zayıftır. Lenz'e göre bir takım istidatlar vardır ki erkekte üstün iken, kadında zayıftır. Sonra gençlikte aşikar zayıf olan belirli istidatlar ihtiyarlıkta üstün veyahut aksidir"

4. Kalıtım hakkında bk. Gökay, s. 53-59. "Kalıtım ve çevre, insanlar arasındaki benzerliklerin ve ayrılıkların iki önemli kaynağıdır. İnsanlardan bazıları kalıtımın, bazıları ise çevrenin insan kişiliğini daha çok etkilediği kanısındadırlar. İnsanın bu konudaki inanışı günlük davranışlarını çok etkilediği için, bu alandaki bilimsel araştırma sonuçlarının herkesçe bilinmesinin büyük önemi vardır" (Baymur, s. 223).

5. Kalp hastalıkları, sar'a ve isterinin irsiyeti hakkında, Gökay, s. 57; Lamy (M.), Les maladies hereditaires (Paris, 2. Bası, 1970), s. 12,14,103. Jenetik, "kalıtım hastalıkları" hakkında tam bir liste çıkaramamıştır. Kemik hastalıkları, kemik zafiyetinden ileri gelen kırıklar, anormal derecede zayıf kemikler, deride kabarcıklar, bir kısım sar'a, kalıtımla
ilgilidir. Kemikler, kalp, böbrekler, alyuvarlaklar, asap sistemi bozukluklarında kalıtım etkilidir. Sağır-dilsizler, körlerde kalıtımın etkisi yarı oranındadır. Kulak, göz bozuklukları da aynı düzeydedir. Psikopatlığın çoğu kalıtım sonucudur …