Vakıf Hakkında
Faruk Erem
Hümanist Dergi
Tabiatın Doğal Kaynakları

Vatana İhanet

Deniz Senfonisi

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu

Mantar Meşesi

Portekiz

Sanatın Hayatımıza Katkısı

Faaliyetlerimiz

Antik Kültürün ve Doğal Kaynakların Toplumsal Paylaşımı

Kalıtımlı Suçlu Psikolojisi

Pamukkale

Muhallebili Ayva Tatlısı

Arka Kapak İçi

Arka Kapak

Ön Kapak İçi


Haberler
Gezelim Tanıyalım
Bize Yazın
Mithatpaşa Cad. No:66/6      Tel: 0312-419 38 65      Fax: 0312-222 78 43
Vatandaşın hürriyeti, hayatı ve şerefi üzerinde tasarruf etmekle sonuçlanan bir göreve getirilecek olanların seçimi olağanüstü önemde bir işlemdir. Bir İngiliz yazarı şöyle demiştir: "Bütün politik sistemimiz ve bunun her organı, kara, deniz ve hava kuvvetleri, çift meclis, bütün bunlar, bir tek gayeye ulaşabilmek için emin bir vasıtadan başka bir şey değildir. Bu gaye şudur: İngiltere'nin oniki büyük hakiminin muhafazası" (16) Hakimlerin çağımızda sadece kişi hürriyetinin bekçisi olduğu söylenemez, "toplum hürriyeti"ni de korumakla görevlendirilmişlerdir, Bu sebeple "toplum hürriyeti"nin temelinde "hakimlerin bağımsızlığı" bulunur.

a) Genel düşünceler: Hakimlerin yürütme organı tarafından tayini onları yürütmenin delegeleri haline getirir. Bakanlığın ajanları "kanun adamı'" (17) olamaz, yürütmenin tayin ettiği hakimler onun sadece müşavirleri haline gelir, tayin eden emir de verir. Böylece olunca artık ortada gerçek "hakim" yok demektir, bu isimde bazı görev sahiplerinin mevcut olması ile hakimin gerçekten var olması aynı anlamda değildir.

"Hakimlerin yürütme erki tarafından tayini, bu tayin özel bir kanuna göre yapılmış olsa dahi, hakimlerin bağımsızlığının esas prensiplerine aykırı düşer." (18)

Cumhuriyet rejimine en uygun olanın hakimlerin halk tarafından seçilmesi usulü olduğuna ve memleketimizde hakimlerin halk tarafından değil, "Yüksek Hakimler Kurulu"nca seçildiğine göre böyle bir usulün rejime uygun düşüp düşmediği üzerinde de durmak lazımdır. Şüphe yoktur ki bir organ, muayyen bir kuvvete doğrudan doğruya dayanabilir. Fakat bunun "ilk kuvvet" olması şart değildir. Kuvvetin harekete geçebilmesi (teknikte dahi) bazı araçlara, ara müesseselere ihtiyaç gösterir. Su buharı, elektrik gibi enerjilerin, sonucu (örneğin hareketi) meydana getirmeleri araçsız, makinesiz, mümkün değildir. O halde "toplum iradesi"ni "yargılama" haline getirebilecek müesseselere de ihtiyaç vardır. Bu müesseseler ne kadar mükemmel olursa enerjinin verimleri de o nisbette olur (19). "Yüksek Hakimler Kurulu" böylece izah olunmalıdır. Fakat "yabancı unsur" sistemi bozar, sonuçta diyalektiği zedeler.

b) Yasa: Anayasanın açık hükümlerine göre hakimlerin bütün özlük işleri "Yüksek Hakimler Kurul"na verilmiştir (20).

Yüksek Hakimler Kurulu "Hakim Teminatı" için zaruri bir organdır. Fakat Hakim teminatı bu organa karşı da mevcuttur. Çünkü Hakim teminatı, Yüksek Hakimler Kurulu kavramından ayrıdır. Bu sebeple Kurul kendini hakim teminatı karşısında daima yetkisiz hissetmek itiyadına alışmalıdır (21).

1982 Anayasası (m. 159) "Hakimler ve savcılar Yüksek kurulu"nu yaratmış, Hakimlerle savcıları bir açıdan birleştirmiş, fakat Kurulun biçimini tümden değiştirmiştir. Her ne kadar bu kurul "mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esasları"na göre kurulacağı açıklanmış isede bu kurala saygı gösterilmemiştir. Çünki Kurulun başkanı Yürütmenin bir organı, Adalet Bakanıdır.' Adalet Bakanlığı müşteşarı da "tabii üye"dir. Kuşkusuz bu biçimdeki bir kurulun her şeyden evvel Diyalektik Kurallarını bozduğu açıkca bellidir.

Yüksek hakimler kurulu Hükümetten temamiyle ayrı ve bağımsız olmalıdır (22).

e) Hakimlerin tayini: Hakimlerin tayininde, yürütme organına, doğrudan doğruya veya dolayısile yetki tanıyan kanun hükümleri Anayasaya aykırıdır. "Anayasa ile yürütme organından alınarak yargı organı içinde teşkil edilen bir kurula verilmiş olan yetkinin Teşkilat Kanunu ile tekrar yürütme organına iadesi" doğru değildir (23).

ç) Hakimlerin yer teminatı: Hakim teminatı kavramının hakimlerin yerlerinin değiştirilmemesi anlamında yer teminatına da şamil olup olmadığı memleketimizde tartışma konusu olmaktadır.

Bir anlayışa göre Yer Teminatı, hakim teminatının zaruri bir neticesidir, Anayasa, ileri müesseseler getiren bir Anayasa olduğuna göre bu teminatı getirmemiş olduğu söylenemez. Hakimler arasında eşitlik fikri dahi yer teminatını redde kafi değildir.

Diğer bir anlayışa göre Hakimler teminatından bahseden Anayasanın 159. Maddesinde yer teminatı bir müessese olarak kabul edilmemiştir. Bilakis bu maddede hakimlerin "görev yerlerinin değiştirilmesi"nin kanunla olabileceği ibaresinden yer teminatının olmadığı veya yer teminatının bu işlemin kanunla olması nisbetinde kabul edildiği anlaşılmaktadır.

Zannımızca Yer Teminatı hizmetin iç usul ve ihtiyaçları ile alakalı değildir.

Bu kavram dışı sebeplerle hakimin bir yerden diğerine nakledilmesi hallerini reddeder. Bunun dışında kalan hususlar eşitlikle uygulanan hizmet kaidelerinin zaruri neticeleridir (24).


------------------------------------------------------------------------------------------

(16) David Hume (De noailles) le pouvoir judiciaire aux Etats - unis Revue des deux - Mondes, 1. Ağustos 1888; Coummoul (Jules), Traite du pouvoire judiciaire (Paris, 1911), S. 301.

(17) Coumoul, s. 304.

(18) Cour spreme de ceylan, bk. Revue de la commission internationale dejuristes (1965, VI, n. 2), s. 356; bk. Conso (G.), istituzioni di diriıto processuale penale (Milano, 1969), s. 80.

(19) Coumoul, s. 311.

(20) bk. Akgüç (Atıf), Yeni Anayasalar ve Hakimler Yüksek Meclisi, Dünya: 21.5.1956; Taşkın (Rıfat), Hakimlerin İstiklali, Yenigün: 5.11.1957; Akgüç (Atıf) Hakimler Meclisi Teşkiline Dair Kanun Dünya: 28.6.1957. 2461 sayılı K, yönetmelik RG. 14.7. 1981, n. 17400.

(21) bk. Kamburoğlu (A.), Hakim teminatı hakkında, Cumhuriyet: 2.9.1963 kşz. Haker (M), Hakim teminatı, Cumhuriyet: 9.8.1963.

(22) Landi (G.), Magistrata, EnciCıopedia del diritto, xxv, s. 203.

(23) Anayasa Mahkemesi kararı: 15.5.1963,50/111 (RG. 30.7.1963, n. 11467).

(24) Yer teminatı konusu hakkında bk. Seçkin (Recai), Adalet yılını açış soylevi. 1963-1964; Kuru (B.), Hakim ve savcıların bağımsızlığı ve teminatı (coğrafi teminat), s. 40; Akan (Atalay), Hakimlerin yer teminatı (Ulus: 19.9.1963), Sengir (Turgut), Hakimlerin teminatı (Cumhuriyet: 18.9.1963); aynı yazar; Cumhuriyet: 23.10.1967; Pasin (Cezmi), Hakimlerin teminatı (Cumhuriyet: 18.9.1963); Erdoğdu (Ahmet). Yer değiştirme usulü anayasaya aykırı değildir (Cumhuriyet: 17.9.1963); Evirgen (Zeki), Yer teminatı gereklidir (Cumhuriyet: 17.9.1963): Kancaal (İbrahim), Teminatın yer ile ilgisi yoktur (Cumhuriyet: 17.9.1963). (yargıç, toplumsal evrim doğrultusunda, durmadan kendini yenilemeli, adalet duyusunu ülke gerçeklerine göre oluşturup kotardığı adalet anlayışında biçimlendirmelidir. Çünkü, adalet ve adalet duygusu, insanca bir özlemdirler aslında. Ceza adaleti, insanca özlemleri gerçekleştirdiği, beslediği, incitmediği oranda yabancılaşmadan kurtulabilir, ancak o yüzden yargıç yargılamadan önce yalnız yasa değil adalet bilincini de kazanmalıdır.) (Selçuk, S. Ceza Adaleti Cumhuriyet: 19.7.1977).


Faruk EREM'in Ceza Yargılama Usulünden: