Mithatpaşa Cad. No:66/6 Tel: 0312-419 38 65 Fax: 0312-419 76 25
üksek arazili bir ülke olup kuzeyde (elbruz) ve batı da (zagnos) uzanan yüksek dağlar geniş platoların (Deşti kevir, Deşti Lut ) yanı başında yükselir. Bu platolarda iklim kuraktır. Sıcak hatta kavurucu sıcaklarla yazlar çok soğuk kışlarla çelişir.
Nüfus daha çok havzalarda sulanabilir bölgelerde batıda Şiraz ile Tebriz arası kuzeyde ise ülkenin en büyük kenti Tahran ile Meşhed'de toplanır. Ülke nüfusu hızla arttığı için gençlerin nüfus içindeki oranı da artmaktadır. İran'da etnik köken bakımından birbirinden çok farklı halklar yaşar. Farslar, dar anlamda İranlı'lar ülke nüfusunun yarısını oluştururlar.Ülkede önemli sayıda azınlık vardır. Azerbeycan sınır bölgesinde Azeriler, Irak ve Türkiye sınır bölgelerine yakın yerlerde Kürtler bulunur. Ülkedeki temel bağ dindir. Müslüman dünyasında azınlıkta olan Şiiler İran'da nüfusun yüzde doksanından fazlasını oluşturur. Dinî lider aynı zamanda siyasal iktidarı da elinde tuttuğundan din aynı zamanda birliği sağlayan unsurdur. İran büyük petrol geliri olan bir ülke olduğu için sanayi ve kalkınma hızla gerçekleşmiştir.
İran'ın klâsik tarihi pers uygarlığı ile başlamıştır Değişik hükümdarlar, tarihi yönlendiren kişiler olmuştur. Çeşitli devletlerin yönetiminde kalan İran Arap egemenliği altına da girmiş ve bu egemenlik İran'a devlet dini olan Müslümanlığı getirmiştir.
İranlılar daha başlangıçta Sünnilik yerine Şiiliği tercih etmişlerdir. Bu arada oluşum halindeki Müslüman sanatı pers uygarlığından büyük ölçüde etkilenmiştir. Arap edebiyatının dev yapıtı olan bin bir gece masalları İran folklorundan kaynaklanmıştır. İran'da toplanmış Selçuklu Türkleri Pers imparatorluğunu yeniden birleştirdiler. Bu olayların yanı sıra güzel sanatlarda edebiyatta ve bilimde gerçek bir Rönesans yaşanmıştır. Camiler yapılmış, Ömer Hayyam şiirlerini yazmış Matematik, gök bilim ve tıp gelişmiştir.
Değişik dönemlerde farklı devletlerin (Moğol, Timur, Osmanlı) istilâsına uğrayan İran bir süre batılılaşma dönemi yaşadıysa da yapı lan halk oylamalarının ezici çoğunluğu ile İran İslam Cumhuriyeti kurulmuştur.
İran da Edebiyat tarihsel görünüm açısından üç ana bölüme ayrılmaktadır. İslam dan önceki dönem, İslam etkisindeki dönem, ve batı etkisindeki dönem. İslam dan önceki dönemde çok çeşitli dinlerin etkisi görülmüştür.İran da Arapların egemen olduğu dönemlerde İslam etkisi görülmeye başlamıştır. Firdevsi Şehname adlı büyük destansı mesnevisinde eski İran tarihini masallarını efsane kahramanlarını anlatmıştır. Rübai türünün kurucusu sayılan Ömer Hayyam yaşama sevincini aklı ve sağ duyuyu yüceltmiştir. Türk asıllı olan Mevlana Celalettin Rumi mesnevi adlı öğretici yapıtıyla doğu tasavvufunun örneklerinden birini vermiştir. Batı etkisindeki dönemde Fransız edebiyatının etkisinde biçimlenmesine yol açmıştır. İçe kapalı iç duyarlılıkla yetinen edebiyat anlayışı yerini toplumcu bir edebiyat anlayışına bırakmıştır. İran edebiyatının toplumcu bir kimlik kazanmasında İran'ın yaşadığı siyasal ve toplumsal olayların belirleyici bir rolü olmuştur.
Çeşitli devletler Pers topraklarını birbiri ardına işgal ederken söz konusu uygarlıkların yansıması olan sanat bu topraklarda gelişme göstermiştir. İslam dininin benimsenmesine kadar Pers ülkesi küçük el sanatlarında olduğu kadar mimarlık alanında da çok sayıda baş yapıtların oluşturulduğu bir sanat merkezi haline gelmiştir.
Resim sanatının İran da İslam dininin benimsenmesinden önce gelişmiş olduğu gözlemlenmektedir. Ama İranlıların resim ve hat sanatına asıl katkıları İslam dininin benimsenmesinden sonraki dönemlere rastlar. Bu arada İran da Bağdat okulu, Tebriz okulu, Timur okulları, Isfahan okulu gibi çeşitli sanat okulları kurulmuştur.
İran küçük el sanatları alanında İslam dünyasında ön sıralarda yer alır. Özellikle İran halıcılığı dünyaca ünlüdür. İran halıları teknik ve süsleme bakımından oldukça yetkindir.